|
Haberler
|
|
RIDVAN tarafından yazıldı.
|
|
Perşembe, 19 Ağustos 2010 22:28 |
|
"DERSİM EMRİNİ ATATÜRK VERDİ"..
HAK ve Eşitlik Partisi (HEPAR) Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, Dersim isyanı sırasında Atatürk'ün hayatta olduğunu ve isyanın bastırılması emrini de Atatürk'ün verdiğini söyledi. Pamukoğlu, "Dersim birkaç kere ayaklanma teşebbüsünde bulundu. Atatürk sağdı, her şeyi yaptıran Atatürk'tü" dedi. 12 Eylül'de yapılacak olan Anayasa referandumu için 'hayır' kampanyası başlatan HAK ve Eşitlik Partisi (HEPAR) Genel Başkanı Osman Pamukoğlu Edirne'de basın mensupları ile bir araya geldi. Efe Hotel'de yapılan basın toplantısında, sürekli gündeme getirilen Dersim isyanına değinen Osman Pamukoğlu, Dersim isyanının Atatürk'ün emri ile bastırıldığını öne sürdü. İsim vermeden AK Parti hükümetini eleştiren Pamukoğlu, hükümetin 'hüneri' olmadığı için ölülerle ve Cumhuriyetin kuruluş dönemindeki insanlarla uğraştığını ifade etti.
Haber-Kamera: Engin ÖZMEN/EDİRNE DHA
|
|
Son Güncelleme: Perşembe, 19 Ağustos 2010 22:32 |
|
|
Haberler
|
|
RIDVAN tarafından yazıldı.
|
|
Perşembe, 19 Ağustos 2010 22:03 |
|
Aktaracaklarım kulaktan dolma bir söylenti ya da tevatür değil, kesin bilgidir!
Tayyip Erdoğan'ın titizlikle yaptırdığı üç ayrı ankette de evetlerin hiç biri yüzde 45'e ulaşamadı!
En yüksek oranı Metropol verebildi ve o oran da yüzde 43!
En önemlisi yapılan bütün araştırmalarda Kemal Kılıçdaroğlu kişisel olarak Tayyip Erdoğan’ı geride
bıraktı!
Başbakan bunun üzerine taarruz düğmesine basarak bütün kampanyayı Kılıçdaroğlu’nu hedef alan bir çizgiye oturttu!
Boy-soy polemiği, Dersim konusunun alevlendirilmesi ve yandaş medyadaki Kılıçdaroğlu ile ilgili hücumlar bu stratejinin yansıması!
Ancak Tayyip Bey’in iletişimcileri, bu kampanyanın aradaki farkı kapatamayacağını ifade ederek boykotçu Kürtlerin kazanılması konusunda ısrarlı oldu!
Tayyip Bey bir ara tereddüt etti, lakin “Başka türlü asla evet çıkmayacak” denilince o da kabul ederek harekete geçti!
Önce Barzani ile ilişki kurularak Kandil’in nabzı yoklandı!
|
|
Haberler
|
|
Haberci tarafından yazıldı.
|
|
Perşembe, 19 Ağustos 2010 21:44 |
|
SON yıllarda, "Kürt kimliğini" çok konuştuk.
İsterseniz şimdi biraz da "Türk olmak" nedir, onu konuşalım.
Ertuğrul Özkök
Rahmetli babamdan bana kalan en etkileyici vatan menkıbesi şudur:
“Oğlum, burası bizim son vatanımız. Gidecek başka vatanımız yok.”
Ben bu cümleyle büyüdüm.
Bu cümleyle ülkeme bağlandım.
Ordumuzu bu cümleyle sevdim.İşte bu cümle yüzünden kendimi, iç dünyamı, içimdeki asıl “Ben”i ifade edebildiğim en kudretli araç anadilim oldu.
İşte bu yüzden bir tek anadilimde seviştiğim zaman, o sevişmek oldu.
Ve bu “son vatanın” bana verdiği tutkuların, duyguların, hayatı yaşama keyiflerinin altında toplandığı tek kelime “Türk”tü.
O kelimeyi de bütün hayatım boyunca, babamın güzel bir İzmir gününde, ilk biramı içerken söylediği o cümlenin ruhuma yazdığı nüfus cüzdanı olarak taşıdım.
“Türk” kelimesinin içine hiçbir zaman, “Başkası”nı küçük görmek, aşağılamak; o aidiyete sığınarak başkalarına kötülük, haksızlık yapmak gibi hayasız, cibilliyetsiz fiilleri tıkıştırmaya kalkmadım.
|
|
Haberler
|
|
Haberci tarafından yazıldı.
|
|
Cumartesi, 14 Ağustos 2010 18:33 |
|
Sümela'da pazar günü yapılacak ayini eleştiren bir MHP'li ve bir gazeteci emniyete götürülerek sorguya çekildi.
Trabzon’daki tarihi Sümela Manastırı’nın 15 Ağustos’ta bir günlüğüne ibadete açılmasına, internet ortamında tepki gösterdikleri ve ayine engel olunmasını istedikleri iddia edilen iki kişinin emniyette ifadesi alındı. Alınan bilgiye göre, internetteki “Facebook” adlı paylaşım sitesindeki yazıları ile Maçka ilçesinde bulunan tarihi Sümela Manastırı’nda 15 Ağustos Pazar günü yapılması planlanan ayine engel olunmasını istedikleri iddia edilen MHP Trabzon Merkez İlçe Yönetim Kurulu üyesi Ö.T ile yerel bir gazetenin muhabiri M.S. Trabzon Emniyet Müdürlüğü’ne çağrıldı. Bu kişiler, ifadelerinin alınmasının ardından emniyetten salıverildi.
Günü özenle seçmişler
|
|
HEPAR-Medya
|
|
ANADOLUKARTALI tarafından yazıldı.
|
|
Salı, 10 Ağustos 2010 23:30 |
|
Hak ve Eşitlik Partisi Nevşehir İl Başkanı Serap Karagöz, demokratik toplum kongresi sonrası malum partinin yapmış olduğu özerklik açıklaması ile ilgili olarak bir basın bildirisi yayınladı.
Açıklamasında ülkenin gerçek gündeminin şu an konuşulanlardan çok daha ötede özerklik ilan edecekleri naralarını atanlar olması gerektiğine dikkat çeken Karagöz açıklamasında şu cümlelere yer verdi.
|
|
Haberler
|
|
Haberci tarafından yazıldı.
|
|
Salı, 10 Ağustos 2010 21:28 |
|
Başbakan Erdoğan, 2007 yılı mayıs başında dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ile Dolmabahçe Sarayı'nda yaptığı o çok özel görüşmeyi yorumlarken, "Ben bu görüşmede konuşulanları mezara götüreceğim. Ama Sayın Büyükanıt konuşursa ben de konuşurum.' diyor.
İşte bu ifade gösteriyor ki Dolmabahçe Sarayı'nda Başbakan Erdoğan, Yaşar Büyükanıt'ı sıkıştırmış; teslim almıştır. Konuşulan konular ise Başbakan Erdoğan'ı değil Yaşar Büyükanıt'ı zora sokacak konular olmalıdır. Çünkü Başbakan Erdoğan, “O konuşursa ben de konuşurum! diyerek Büyükanıt'ı tam iki kez tehdit etmiştir.
Bu sürecin öncesinde 4 Temmuz 2003'te Irak'ın Süleymaniye kentinde resmi görevle bulunan Türk askeri birliğini, ABD askerinin basıp birliktekilerin başına çuval geçirmesi bulunuyor. Başbakan Erdoğan; bu rezaleti kınamak için ABD'ye nota verilmesini isteyen yurtsever kesime, “Ne notası müzik notası mı?' diye karşı çıkmıştı. Peşinden, Van Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Sarıkaya askeri çeteci gibi gösteren bir soruşturma başlattı. Bu soruşturmada dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı olan Yaşar Büyükanıt'ın adı da şüpheliler arasında geçiyordu.
2007'ye gelindiğinde Yaşar Büyükanıt genelkurmay başkanı olmuştu. Sırada cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimler vardı. İşte bu iki seçimi de AKPnin alması için Amerikan tarafı bir plan yaptı ve Yaşar Büyükanıt bunu uygulamakla görevlendirildi. Bunun için sol gösterip sağ vurmak diye açıklayabileceğimiz bir yöntem uygulandı. Bu süreçte Yaşar Büyükanıt, AKPye çatacak; AKP de Türk ordusuna kafa tutacak; böylece ordunun itibarı kırılırken AKPnin de demokrasi kahramanı gibi gösterilmesi sağlanacaktı. İşte 27 Nisan gecesi hükümete karşı verilen elektronik muhtıra, bu amaçla, bizzat Yaşar Büyükanıt tarafından devreye sokuldu. Hükümet de genelkurmaya posta attı. Plan gereği Yaşar Büyükanıt sustu. İşin içyüzünü bilmeyen halkın gözünde AKP hükümeti büyük prestij kazandı.
NELER KONUŞULDU?
|
|
HEPAR-Medya
|
|
ANADOLUKARTALI tarafından yazıldı.
|
|
Salı, 10 Ağustos 2010 21:21 |
|
Ulus olarak bizi bir arada tutan inançlarımızın birleştirici gücünün daha da yükseldiği mübarek Ramazan ayının tüm ulusumuz ve islam alemine hayırlı olmasını dilerim.
Osman PAMUKOĞLU
Hak ve Eşitlik Partisi
Genel Başkanı
|
|
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 > 57 |