|
Haberler
|
|
RIDVAN tarafından yazıldı.
|
|
Salı, 02 Mart 2010 20:41 |
Şırnak'ın Silopi ilçesinde güvenlik güçlerine teslim olan 6 terörist, etkin pişmanlık yasasından yararlanarak serbest bırakıldı.
Terör örgütü PKK'ya ait Kuzey Irak'taki kamplardan bir süre önce kaçarak Silopi İlçesi yakınlarındaki Habur sınır Kapısı'nda güvenlik güçlerine teslim olan biri kadın 6 PKK'lının sorgusu tamamlandı.
Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı'na sevk edilen ve etkin pişmanlık yasasından yararlanan PKK'lılar serbest bırakıldı.
Terör örgütünün Irak'ın Kuzeyinde bulunan barınma alanlarından kaçan altı terörist, 27 Şubat 2010 tarihinde güvenlik güçlerine teslim olmuştu.
Kaynak: internetajans.com
|
|
|
Haberler
|
|
RIDVAN tarafından yazıldı.
|
|
Salı, 02 Mart 2010 20:35 |
Bütün bu gözaltıların, hakaretlerin, tutuklamaların, korkunç iddiaların zemini birkaç yıldır hazırlanıyordu.
AKP’li olmayan hiç kimse güvende değil
Sevgili okurlar; geçen hafta art arda yaşadığımız olaylardan sonra belki pek çoğunuz “Yok artık daha neler?” demiş olabilirsiniz. Eski kuvvet komutanlarının, ordu komutanlarının, pek çok üst düzey subayın gözaltına alınması, günlerce poliste tutulması ve bir çoğunun tutuklanması dudak uçuklatan cinsten gelişmelerdi. Şaşırtıcı tutuklamalar, ortaya atılan iddialar ve ilginç zirve toplantıları ister istemez “Neler oluyor?” sorusunu sordurdu.
|
|
Haberler
|
|
RIDVAN tarafından yazıldı.
|
|
Salı, 02 Mart 2010 20:29 |
|
Batı gidişatı demokrasi başarısı diye ele almıyor.
Tam tersine ülkedeki manzarayı endişeyle izliyor.
The Times yazmış: Türkiye felaketin eşiğinde.
İktidar çevreleri yürütülen soruşturmaları ve tutuklamaları “Darbecileri temizliyoruz, demokrasiye ilerliyoruz” diye takdim ederken... Yıllardır Türkiye’nin demokrasi uygulamasından şikâyet eden Batı şimdi hiç aynı kanıda görünmüyor. Gidişatı demokrasi başarısı diye ele almıyor. Tam tersine ülkedeki manzarayı endişeyle izliyor. Örneğin İngiliz The Times gazetesi:
“NATO’nun direği, Avrupa Birliği’nin potansiyel üyesi ve Ortadoğu’da Batı’nın stratejik müttefiki Türkiye, bugün bir felaketin eşiğinde” yorumunu yaparken “Ankara ile ordu arasındaki gerginlik, bir felakete yol açabilir” ifadesini kullanıyor...
|
|
Haberler
|
|
RIDVAN tarafından yazıldı.
|
|
Salı, 02 Mart 2010 20:22 |
|
Aydınlık Dergisi, yeni sayısında Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz'ün 'bilinmeyen 4 yılını' sayfalarına taşıdı. Dergi, Zekeriya Öz'le ilgili hazırladığı dosyada çok çarpıcı iddiaları gündeme getiriyor.
Buna göre Öz'ün ilk görev yeri bilinenin aksine Bitlis'in Mutki ilçesi değil. Dergi, Ergenekon Savcısı Öz'ün Aydın'ın Çine ilçesinden Mutki'ye sürgün edildiğini söylüyor. Ve bunu da Resmi Gazete ile belgeliyor.
Savcı Öz'ün teyzesinin oğlu olduğu iddia edilen Seyfullah Vatansever'in Öz için, 'Savcı olduğunu duyunca çok şaşırdım. Atatürk adını ağzına almaz, "beton Kemal" ifadesini kullanırdı' sözleri de dergide yer almakta.
İşte Aydınlık'ta yayınlanan o haber:
'KIDEMLİ SAVCIYA ÇİRKİN TEKLİF'
|
|
Haberler
|
|
Haberci tarafından yazıldı.
|
|
Salı, 02 Mart 2010 20:10 |
|
Gazeteci Bilâl Çetin AKP'nin aklındaki havucu açıklıyor!
Olur mu olur!
Önce vatan diyemedikten sonra...
Bölücülerle işbirliği, bölünmüşlüğü bölmek!
Daha neler göreceğiz...
Başbakan Tayyip Erdoğan anayasa değişikliği ve yargı reformu konusunda son derece kararlı. Ancak anayasa değişikliği konusunda sadece Başbakan ve partisinin kararlılığı yetmiyor. Asgari siyasal mutabakat da gerekiyor.
Zaten anayasa değişikliği için en az 367 milletvekilinin oyu gerekiyor. Bu sayıya ulaşmanın yolu CHP ve MHP ile uzlaşma aramaktan geçiyor.
Bu amaçla önümüzdeki günlerde iktidar partisi yetkilileri CHP ve MHP’nin kapısını çalacaklar. Fakat, her iki muhalefet partisi de uzlaşmaya kapalı duruyor. Bu dönemde, bugünkü iktidar çoğunluğunun anayasa değişikliği yapmasına her iki parti de şiddetle karşı.
Bu durumda anayasa değişikliği nasıl gerçekleşecek?
|
|
Haberler
|
|
RIDVAN tarafından yazıldı.
|
|
Pazartesi, 01 Mart 2010 17:27 |
|
Burak Erdoğan’ın iki şirketinin sermayesi 2 milyon TL’nin üzerinde.
Malvarlığını açıklayan Başbakan Tayyip Erdoğan’ın toplam nakit tasarrufu 2 milyon 366 bin TL olarak belirtilirken, oğlu Ahmet Burak Erdoğan zenginlikte babasını geçeceğe benziyor.
Ahmet Burak Erdoğan’ın 10 Nisan 2006 yılında Mustafa Erdoğan ve Ziya İlgen’le birlikte kurdukları şirketin sermayesi neredeyse babasının servetine yakın. Bumerang Denizcilik ve Ticaret Anonim Şirketi adlı firmanın sermayesi tam 2 milyon TL. Şirket, tarifeli olsun ya da olmasın, deniz ve sahil sularında yük taşınması amaçlı kurulmuştu.
Şirket ana sözleşmesine göre; denizde havada ve karada yurt içi yurt dışı ve uluslararası nakliye işleri yapmaya da yetkili.
Ahmet Burak Erdoğan’ın 2007 yılında kurduğu ikinci şirketi MB Denizcilik Taşımacılık Limited Şirketi’in sermayesi ise 50 bin TL. Ahmet Burak Erdoğan’ın müdür pozisyonunda olduğu bu şirketin diğer ortağı ise Mecit Mert Çetinkaya. Firmanın faaliyet amacı ise, “Kara deniz ve havada yurt içi ve yurt dışı uluslararası nakliye işleri yapmak. Gemicilik ile ilgili işler yapmak muhtelif tonajda ve tipte gemi inşa etmek, ettirmek. İthal ve ihraç etmek, satın almak, satmak, kiralamak, kiraya vermek, işletmek ipotek etmek” olarak belirtiliyor. Şirketin ticaret sicildeki faaliyetleri arasında “amacını gerçekleştirmek için her türlü gayrimenkul alabilir, satabilir” ifadesi de yer alıyor.
Öte yandan Bilal Erdoğan da 2009 yılının son aylarında 300 bin TL sermayeli Doruk Fast Food Zincirine ortak olmuştu.
Gerçek Gündem.com
|
|
Haberler
|
|
RIDVAN tarafından yazıldı.
|
|
Pazartesi, 01 Mart 2010 17:19 |
Erdoğan İslam'a hizmet ödülünü almak üzere Riyad'a gidecek.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Suudi Arabistan Kral Faysal Vakfı "Kral Faysal Uluslararası Ödülü"nü almak üzere 8-9 Mart 2010 tarihlerinde Riyad'a bir ziyaret gerçekleştirecek.
ULUSLARARASI LİDERLİK VASIFLARINA SAHİP
Başbakanlık Kral Faysal Vakfı tarafından Başbakan Erdoğan'ın "siyasi ve idari yönetim alanındaki başarıları" nedeniyle "İslam'a hizmet" alanındaki ödüle layık görüldüğünü bildirdi. Başbakanlık'tan yapılan açıklamada, "Bu bağlamda, Sayın Başbakanımızın İstanbul Belediye Başkanlığı döneminde İstanbul kentinin gelişme ve kalkınmasına katkıları, ülkemizde başlattığı siyasi ve ekonomik reform süreciyle Türkiye'yi uluslararası alanda önde gelen ülkeler arasına taşıması, Orta Doğu'da adil ve kalıcı barış ve Filistin halkının hakları için çabaları ve bu çerçevede uluslararası liderlik vasıfları sayılmıştır. Kral Faysal Vakfı'nın Sayın Başbakanımıza 2010 yılı "İslam'a hizmet' ödülünü sunmak istediğini iletmesi üzerine, Sayın Başbakanımız söz konusu ödülü Türk Milleti adına kabul etmekten memnuniyet duyacağını bildirmiştir" denildi. Başbakan Erdoğan'ın Arapların "Nobeli" olduğu iddia edilen sözkonusu ödülü almak için gideceği Riyad'da üst düzey ikili temaslarda bulunmasının öngörüldüğü de bildirildi.
Kaynak: internetajans.com
|
|
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 > 32 |